16 Haziran 2019, Pazar

Hatay'ın İlk Görüntülü Haber Sitesi

Hatay Barosu: Bir seçim için ülkenin geleceğini feda etmeye değer mi?

Hatay Barosu: Bir seçim için ülkenin geleceğini feda etmeye değer mi?

Hatay Barosu Başkanı Avukat Ekrem Dönmez, yerel seçim atmosferini, yaşananları ve YSK’nın tavrını değerlendirdiği bir açıklama yayımladı. Yazılı açıklamada YSK’yı “kanunu işine geldiği gibi yorumlayan” kararlar almak” la eleştiren Dönmez, siyasilerin kullandıkları dilin de tehlikeli olduğuna vurgu yaptı. Dönmez “herkesi sorumluluk almaya davet ediyoruz” sözleriyle bir de çağrı yaptı
Siyasetçilerin kullandığı dilde hukuk yoktur. Sorumlu devlet insanlığı yoktur. Türkiye’de siyasetin yönetimsel herhangi bir konuda kullandığı genel üslup ve siyaset dili, Türkiye’de yaşan tüm yurttaşlarımızı derinden sarsıyor. Seçimlere ilişkin Türkiye sabırla ve hukuk içinde bir sonuç almayı beklerken, siyasetçilerin seçmen kütüklerine yönelik verdikleri kanunsuz uygulamalar, keyfi işlemler ve seçimlerin tamamlanma sürecine ilişkin, seçimlerin kaç oyla kazanıldığında meşru olacağı gibi yersiz açıklamaları, Yüksek Seçim Kurulu’nun kanuna ve uygulamalarına aykırı kararlarıyla birleşmiş ve bir kaos ortamı doğmuştur. Türkiye bu sürecin artık genel evrensel ilkeler esasıyla tamamlanmasını bekliyor. Türkiye artık nefes almak istiyor.  Ekonomik, siyasal ve sosyal krizlerle dünyanın boğuştuğu bir ortamda, Türkiye’nin geleceğini bir seçime feda etmeye hiç kimsenin hakkı yoktur. Türkiye’nin içinde olduğu ve tüm yurttaşlarımızı inim inim inleten bir krizden çıkışı düşünmek yerine, krizin içine doğru itmeye kimsenin hakkı yoktur. Tüm bu kriz ortamına hukuku esas almayan ve sorumsuz siyaset dili sebep olmuşken; hukuka uygun davranma-sorumlu davranma çağrısı yapan baroları sorumlu olmadıkları bu krizin içine itmeye kimsenin hakkı yoktur.  Hal böyleyken; yetkili-yetkisiz herkesin konuştuğu ortamda, gündem ve yerel seçimlerle ilgili değerlendirme yapan baroların açıklamalarına refleks göstermek; baroların bir toplumdaki varlığı ve hukuksal işlevinin bilinmemesine ve hukukun üstünlüğünün içselleştirilmemesine bağlıyoruz. Bu açıdan Türkiye’nin içinde olduğu bu sarmalın doğrudan sorumlusu olan ötekileştirici, ayrıştırıcı siyaset dilinin kimseye bir fayda sağlamadığını, tüm yurttaşlarımızın gelişmelerden rahatsız olduğunu, herkesin sorumluluk içinde davranması gerektiğini, kanunu ve hukuku aşar nitelikteki söz ve uygulamaların terk edilmesini tavsiye ediyoruz. Bir an önce hukukun üstün kılındığı, insan hak ve hürriyetlerine saygılı bir yönetişim tarzına ve diline dönülmesi için herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

Haber Yorumları

Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır.

Yorum Yazın

CAPTCHA security code

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

yükleniyor
yukarı çık